Yaklaşan Tehlikeyi Görmezden Gelmeyelim!

Her 5 saniyede, bir futbol sahası büyüklüğünde toprak alanın erozyonla yok olduğunu biliyor musunuz?

Günümüze kadar Dünya’daki toprakların %33’ünün erozyona uğradığı biliniyor. Hali hazırdaki toprak kaybını durdurmazsak 2050 yılına gelindiğinde bu oranın  %90’lara çıkacağı tahmin ediliyor.

Oysaki bir yerde toprak tabakasının oluşabilmesi için milyonlarca yıl geçmesi gerekiyor.

Doğal olmayan tarımsal uygulamalar ile toprak kaybı giderek artıyor. Toprak kaybı ise kıtlık ve susuzluk anlamına geliyor!

Neolitik Çağda tarımın başlaması ile insanoğlu yüzyıllarca kuraklık ve olumsuz iklim şartlarının üstesinden geldi. Ancak giderek artan insan nüfusu zamanla gelişen teknoloji, endüstri ve sanayii devrimleri ile birlikte toprakları kimyasal yollarla kirletmeye, betonlaştırmaya, tarım alanlarını binalarla doldurmaya başladı.

Artık toprak korunmaya muhtaç hale geldiği için  “Dünya Toprak Günü “ gibi bir gün ilan etmek durumunda kalındı..

Toprak kayıplarını önleyerek eskiden sahip olduğumuz bereketli topraklara geri dönebilmemiz hala mümkün,

Sağlıklı bir toprağı oluşturan ana maddeler hava (%25), su (%25), mineraller (%45) ve organik maddedir (%5). Bu listedeki en önemli nokta organik maddedir çünkü toprağın hava almasını ve su tutma kabiliyetini, minerallerin dönüşerek bitkiler için kullanılır hale gelmesini ve bu döngüyü sağlayan Toprak Besin Ağı’nın devamlılığını sağlar. Böylece kuraklık ve sel gibi doğal afetlerin olumsuz etkilerini azaltır.

Toprak Organik maddesinin temeli ise Karbondur.

Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü ve TÜBİTAK-BİLGEM-YTE işbirliği ile 2017-2018 döneminde gerçekleştirilen Toprak Organik Karbon Projesi sayesinde Türkiye’deki toprakların karbon içerik ölçümleri yapılmış ve haritalar çıkartılmıştır

Bu araştırmadan çıkan sonuçlara göre, Türkiye topraklarının önemli bir kısmında organik madde miktarının çok düşük olduğu tespit edilmiştir.

İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki topraklar organik madde/karbon yönünden çok fakir,

Karadeniz, Doğu Anadolu ve Akdeniz bölge toprakları ise organik madde/ karbon yönünden göreceli olarak daha iyi,

Ege  Bölgesi’nde  tarım topraklarının  %98 inde  organik  madde/karbon  eksikliği  dikkat çekmektedir.. Bölge topraklarının  %35 inde bu  miktar %1’in  de altındadır.

Oysa ki ideal bir tarla toprağında % 5 oranında organik madde olması beklenir.

Karbon, ayrıca, iklim değişikliğine yol açan sera gazı salımlarının da ana sebeplerinden biridir. Binlerce yıldır karbon depolamış toprak alanlarının insan eliyle tahrip edilmesi  çok büyük miktarlarda karbonun  atmosfere karışmasına yol açtı. Bu da atmosfer ısısının artmasına sebep oldu.

Bu döngü devam ettikçe daha çok ısınan atmosfer, daha çok karbon salımına neden oluyor ve döngü bu şekilde büyüyerek devam ediyor.

 

Peki  toprağı bu kadar kötü hale getirmek için sizce neleri yanlış yapmış olabiliriz?

Gelin hep beraber düşünelim,  

Ormanları arazi kazanmak amacıyla tahrip etmiş olabilir miyiz?

Dikkatsizlik, ihmal nedeni ile çıkan yangınlar, ya da, arazi açmak için bilinçsiz ağaç kesimi vs gibi sebeplerle Ormanları tahrip etmiş olabilir miyiz?

Orman tahribatı nedeni ile ormanda yaşayan canlı türleri ve bu türlerin habitatları yok olmuş olabilir mi?

Hızlı, dengesiz nüfus artışı ile doğal kaynakların aşırı kullanımı, şehirleşme ile birlikte gelen çevre kirliliği, araçların egzoz gazlarının yarattığı hava kirliliği, Evsel atıklar, kanalizasyon suları ve sanayi atıkları çevreyi kirletmiş,

Ya da tarımsal alanlarda yapılan kimyasal ilaçlamalar yararlı böcekleri de yok etmiş olabilir mi?

Tarımda elde edilen ürün miktarını arttırmak için çok aşırı kimyasal gübre kullanmış olabilir miyiz?

Kullanılan kimyasal gübreler çökerek toprağın ve yeraltı sularının kirlenmesine yol açmış olabilir mi?

……

Saymaya devam ettiğimizde sayfalar dolusu sebepler yazabileceğimizi anladınız değil mi?

Özetle toprağı bu kadar verimsiz, kurak hale biz insanoğlu getirdi.

Şimdi de onu eski haline döndürmek için yine insanoğlu çalışmak, çaba göstermek, önlem almak, eyleme geçmek zorunda, zorundayız!

Bu bilinçle 5 Aralık Dünya Toprak Günümüz Kutlu Olsun.

Sevgiler,

Dönüştür Gitsin

Paylaş

Yorum yap

Bülten Aboneliği

Bizden haberdar olmak için lütfen kayıt olun

dev